Aylak Madam

Biliyor musun şarkılara neden ”parça” deniyor, ihtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.

Biliyor musun şarkılara neden ”parça” deniyor, ihtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.

Gecenin rengini anımsatan kara gözleri dikkatinizi çeker ona ilk baktığınızda. O gözlerden kopup gelen sihirli bakışlar, nisan yağmurları gibi yağar içinize..
İri gözlerini üzerinize her diktiğinde arkasından önemli bir konuşma geleceğini anlarsınız onu yakından tanıma şansınız olduysa. Güzel dudaklarından dökülen her sözcük bir anlam taşır. Her zaman bir ışık saklıdır, onun gülüşlerinde. Enerjisini etrafına yaymakta da üstüne yoktur. Belli belirsiz bir özgüvenin küçük bir abidesi olan o biçimli burun, gizli bir sevimlilik katar yüzüne.
Sesi ise gerçekten kadife kadar yumuşak, dokunaklı ve içten gelir karşı tarafa. Marka moda gibi şeyler ilgi alanına sızamaz. Kalitenin peşindedir onun mütevazi iç dünyası. Duygularını, gel-gitlerini gizlemez. Ya dinlediği şarkılarında anlarsınız ruh hallerini ya da döktüğü kelimeler de. Öfkelerini, sevinçlerini, hayal kırıklıklarını, acılarını yüzünden okuyabilirsiniz onun. Koca adam olduğu halde çocuksu yaşından asla uzaklaşmamıştır. Bu özelliğini onu tanıdıkça daha iyi anlarsınız.
Onun küçük çılgınlıkları, hınzırlıkları, çocuksulukları, belki de hiç bir zaman gerçekleştiremeyeceği hayalleri, gülüşleri, yüreğinden akıp gelen gözyaşları, bazı insanlara tuhaf gelen ancak tümüyle insanı tavırlarıdır onu tanıyanların yaşamına renk katan..

Gecenin rengini anımsatan kara gözleri dikkatinizi çeker ona ilk baktığınızda. O gözlerden kopup gelen sihirli bakışlar, nisan yağmurları gibi yağar içinize..

İri gözlerini üzerinize her diktiğinde arkasından önemli bir konuşma geleceğini anlarsınız onu yakından tanıma şansınız olduysa. Güzel dudaklarından dökülen her sözcük bir anlam taşır. Her zaman bir ışık saklıdır, onun gülüşlerinde. Enerjisini etrafına yaymakta da üstüne yoktur. Belli belirsiz bir özgüvenin küçük bir abidesi olan o biçimli burun, gizli bir sevimlilik katar yüzüne.

Sesi ise gerçekten kadife kadar yumuşak, dokunaklı ve içten gelir karşı tarafa. Marka moda gibi şeyler ilgi alanına sızamaz. Kalitenin peşindedir onun mütevazi iç dünyası. Duygularını, gel-gitlerini gizlemez. Ya dinlediği şarkılarında anlarsınız ruh hallerini ya da döktüğü kelimeler de. Öfkelerini, sevinçlerini, hayal kırıklıklarını, acılarını yüzünden okuyabilirsiniz onun. Koca adam olduğu halde çocuksu yaşından asla uzaklaşmamıştır. Bu özelliğini onu tanıdıkça daha iyi anlarsınız.

Onun küçük çılgınlıkları, hınzırlıkları, çocuksulukları, belki de hiç bir zaman gerçekleştiremeyeceği hayalleri, gülüşleri, yüreğinden akıp gelen gözyaşları, bazı insanlara tuhaf gelen ancak tümüyle insanı tavırlarıdır onu tanıyanların yaşamına renk katan..

oyy yerımm bak

oyy yerımm bak


Cemal Süreya.

Cemal Süreya.

Belki sevebilirdim seni, belki senınle bız cok farklı olabılırdık.. Beni öyle çok güldürüyorsun ki sadece bunun ıcın bile senınle olabılırdım hep ben. Ama fıkır ayrılıkları.. Yasam tarzları .. ah o bakıs açılar.. Sana normal gelen seyler bana anormal gelmeseydı olabılırdı belkı.

Belki gecmısımde verdıgım savası  kaybetmeseydım, ınsanların alıskanlıkları bırakabılecegıne olan ınancım sasılmasaydı olabılırdI. Ama gecmıste denedım o alıskanlıklarından koparamadım kımselerı. Alışkanlıklar hep benı ezıp gectı…

Ben huzur ıstıyorum. Kafamda acabalar olmamalı benım. Olursa ben rahat olamam. İçime kuşku girmesin bi kere kafamdan hemen atamam.. Arızayım ben. Ben herkesın katlanabılecegı bır hatun degılım kı hem. bır kez yuregımı ele gecıren erkeği mutlu ederım ama bunu yapana kadar sabır ıster bende kı guvenı oluşturması güçtür. Çünkü guvenmezsen orada kalamam. Guvenmek bak benım elımden bu duyguyu yıllar once aldılar. Ben bırılerıne guvenmeyı öyle cok ıstıyorum kı ama basaramıyorum. 

Belki hersey cok farklı olabılırdı.. Eger senınle aynı görüşlerde aynı hayatlarda olsaydık… ikimizde ..

Bu çok berbat bir his.

Aynaya bakıp kendımı cok guzel hıssettıgım günlerde en çok beni üzen, yuzumu avuclarının ıcıne alıp gözlerıme bakacak sevdıgım bır adamın olmayışı…

Ne acınası haldeyım yaa… acıdım kendıme.

Bazı zamanlar vardır, olur öyle.
Hayat alay etmye başlamıştır seninle. Uzun zamandır herşey üstüne geliyor canını fena halde sıkıyordur ve sen dibe doğru yol almakta olduğunu hissediyorsundur. Hergün bir diğerinin aynısı olarak geçmektedir, senin tek yaptığın uzak bir köşeden kendi hayaletini izlemektir..
Sonra bir anda birşeyler değişmeye başlar öyle zamanla falan değil. Bir anda!  içindeki son umut kırıntılarını da bitirdiğin anda büyük bir parçanın saklandığı yerden çıkıp seni şaşırtması gibi bir şeydir bu yaşadığın.
Hayatın hala seninle alay ettiğini düşünmekten alıkoyamazsın kendini ilk bu durumla karşılaştığında. Hani olur ya eğer bu bir aldatmacaysa ona kanıp boş yere mutluluğa alıştırmak istemezsin kendini. Temkinli davranırsın bir nevi.
Yok , “sahiden dengeler değişmiş” demeye başlarsın biraz zaman geçince. Uzun zamandan sonra yüreğinin “pıt pıt pıt” diye minik minik atmaya başladığını hissedersin. Bu sesin büyüsü sana aynı zamanda korkularınıda hatırlatır elbette. Ama aldırmazsın. Küçük sevinçler kaplar içini, nereye baksan gülümsemeye başlarsın durduk yere. Tanımayanlar deliolduğunu bile düşünebilir ama sen umursamazsın.
Neler olduğunu bünyene sormaya korkarsın. Unuttuğun hislerin seni baştan çıkarışını  düşlersin gece başını yastığa koyduğunda..Güzeldir.. zevklidir.. masumdur.. su gibidir o düşler..
Hem tanıdık tanımadık herkese bahsetmek istersin hem de kimselere söylememek.. Herkesden gizlemek.. Korumak belki de..
Cesursundur yine.. Eskisi gibi..
Sevgiyi tanıyan yüreğinle gurur duyuyorsundur… Çünkü, sevgi ancak onu tanıyan yürekleri doldurur…

Bazı zamanlar vardır, olur öyle.

Hayat alay etmye başlamıştır seninle. Uzun zamandır herşey üstüne geliyor canını fena halde sıkıyordur ve sen dibe doğru yol almakta olduğunu hissediyorsundur. Hergün bir diğerinin aynısı olarak geçmektedir, senin tek yaptığın uzak bir köşeden kendi hayaletini izlemektir..

Sonra bir anda birşeyler değişmeye başlar öyle zamanla falan değil. Bir anda!  içindeki son umut kırıntılarını da bitirdiğin anda büyük bir parçanın saklandığı yerden çıkıp seni şaşırtması gibi bir şeydir bu yaşadığın.

Hayatın hala seninle alay ettiğini düşünmekten alıkoyamazsın kendini ilk bu durumla karşılaştığında. Hani olur ya eğer bu bir aldatmacaysa ona kanıp boş yere mutluluğa alıştırmak istemezsin kendini. Temkinli davranırsın bir nevi.

Yok , “sahiden dengeler değişmiş” demeye başlarsın biraz zaman geçince. Uzun zamandan sonra yüreğinin “pıt pıt pıt” diye minik minik atmaya başladığını hissedersin. Bu sesin büyüsü sana aynı zamanda korkularınıda hatırlatır elbette. Ama aldırmazsın. Küçük sevinçler kaplar içini, nereye baksan gülümsemeye başlarsın durduk yere. Tanımayanlar deliolduğunu bile düşünebilir ama sen umursamazsın.

Neler olduğunu bünyene sormaya korkarsın. Unuttuğun hislerin seni baştan çıkarışını  düşlersin gece başını yastığa koyduğunda..Güzeldir.. zevklidir.. masumdur.. su gibidir o düşler..

Hem tanıdık tanımadık herkese bahsetmek istersin hem de kimselere söylememek.. Herkesden gizlemek.. Korumak belki de..

Cesursundur yine.. Eskisi gibi..

Sevgiyi tanıyan yüreğinle gurur duyuyorsundur… Çünkü, sevgi ancak onu tanıyan yürekleri doldurur…


Beyaz atlı bir prens bizim mahalleye gelir de derse ki; “dün gece kelimelerini düşürmüş bir prenses vardı onu bulmam lazım…” 
haber saldım konu komşuya benim evi gösterecekler! Nitekim o kelimeleri bir başka prenses yan yana getiremez. 
Ben çok çalıştım!

Bir masal nihayetinde benim varlığım! Bir masalın kadınıyım! Kelimelerden yapıldım! 
Ah bi de çikolataya olan zaafım! Her seferinde cadıya kandım… Elma niyetine çikolata mı yazdım! Hımm… :P